Alkali Diyeti Dukan diyeti Karatay diyeti Kış Diyeti Şok Diyet York testi Göbek Eritme Yöntemleri
MENÜ için tıklayınız...

Zayıflamanın, kilo vermenin her türlü yöntemleri...

ZAYIFLAMANIN
YÖNTEMLERİ



Zayıflarken Doğru Bilinen Yanlışlar


Zayıflamaya çalışırken bilinçaltımızda sürekli bir kaçış, bahane, mazeret, başka şeyleri suçlama yönünde eğilimlerimiz vardır. Halbuki kilo almamıza neden olan bütün o hataları, yanlışları biz kendimiz yaparız. Ama hiç kimse yaptığı yanlışın farkında değildir ya da farkında olup görmezden gelmektedir. Bütün bu hatalar silsilesinin doğal bir sonucu olarak aldığımız fazla kilolar çoğalır, çoğalır ve kaçınılmaz bir şekilde bize başka bir hastalık olarak geri döner. İşin vahametini bu noktalara getirmemek adına artık zararın neresinden dönülürse kardır deyip bir an önce kilo vermek için harekete geçmek gereklidir.

Kilo vermek için öncelikle fazla kilolarınıza neden olan şeyi tespit etmek çok önemlidir. Çünkü problemin çözümü için en kısa yol problemin kaynağına inilip problemin devam etmesine engel olmaktır. Bunun için herkesin kilo almasına neden olan etmenler çok fazladır. Fakat bir genelleme yaparsak bütün aşırı kilo nedeninin kökünde doğru bilinen ama aslında yanlış olan uygulamalar bulunmaktadır. Özellikle Türk toplumunda insanların çoğunda sabit fikirlilik mevcuttur. Kişiler bildiği şeylerin doğruluğu ile ilgili en ufak bir şüphe bile duymamaktadır. Sağdan soldan duyduğu, küçük yaşta ona benimsetilen şeylerin gerçek olduğuna çok inanmış durumdadır. Ama kişi bildiği şeylerin doğru olup olmadığını uygulamadaki başarısına ve sonucuna göre karar vermelidir. Örneğin zayıflama konusunda doğru olduğuna inandığı bir şeyi yaptığında sonucu başarılıysa evet bu doğru gerçektir fakat sonuç başarısızsa uyguladığı şeyin aslında yanlış olduğunu kabul etmesi gereklidir. Bunu kabul edip gereğini yapmaya başladığı an aslında onun için en doğru olanıdır. Dolayısıyla zayıflama konusunda maalesef doğru bilinen birçok yanlışlar mevcuttur.

Öğün atlamak kilo verdirir: Kesinlikle yanlış. Artık günümüzde birçok şey bilinirken gün boyunca bir şey yememek ya da çok az şey yiyerek günü tamamlamanın yanlış olduğunu kabul etmeyen yoktur herhalde. Yemek yemeyi sadece kilo aldıran bir eylem olarak düşünmek yanlıştır. Yemek yemek günlük temel ihtiyaçlarımız için harcadığımız enerjiyi karşılamamızı sağlayan bir eylemdir. Çalışırken, spor yaparken, yürürken, düşünürken, hatta uyurken bile sürekli enerji harcarız. Bu enerjiyi ve sağlıklı olabilmemizi yediğimiz besinler sağlamaktadır. Yalnız yiyeceğimiz besin miktarını ve çeşitlerini dengeli bir şekilde ayarladığımız zaman fazla kilo almayız. Onun dışında belli saat aralıklarıyla yemek yemeliyiz. Çünkü kalori yakmak, zayıflamak için bile vücut sistemimizin çalışması gereklidir. Yetersiz kalori alımında vücut metabolizması yavaşlar ve günlük hareketlerimizle birlikte fazla yağların yakılması da yavaşlar. Yediğimiz besinleri arabanın çalışması için gerekli olan benzine benzetebiliriz. Eğer yetersiz besin alınırsa tıpkı araba gibi vücut da çalışmaz ve depolanmış fazla yağların yakılması da gerçekleşmez. Çünkü vücut kıtlık alarmına girip alınan besinlerin harcanması yerine depolamayı tercih eder. Dolayısıyla biz öğün atlayarak zayıfladığımızı sanıp aslında kilo alırız.

Spor yapmayıp diyet yaparsam da istediğim kiloya ulaşırım: Kısmen doğru ama sağlıksız bir tercih. Öncelikle spor kişiye sadece zayıflama amaçlı olarak önerilen bir eylem değildir. Spor kişiye eziyet değil, sağlık getirmektedir. Sporun sağlıklı yaşamak için yapılması zorunlu olması belki de kişileri spordan soğutmaktadır. Ama aslında sağlıklı olmak, sağlıklı yaşlanmak, daha kaliteli yaşamak için sporun gerekliliği kabul edildiğinde sporu bir görev değil eğlenceli bir eylem olarak görebiliriz ve böylece sporu hayatımıza adapte etmek daha kolay olur. Sporun hayatımıza kattığı şeyler saymakla bitmez. Bunların en başında bizi sürekli formda tutması çok önemlidir. Çünkü hastalıkların çoğu fazla kilodan kaynaklanmaktadır. Spor ayrıca bağışıklık sistemimizi de güçlendireceği için hastalıklara karşı daha sağlam ve dayanıklı durabiliriz. Zayıflama konusundaki katkısı sadece yağların yakılması değil ayrıca kas yapımızın korunması ve cilt, deri dokumuzun da sağlamlaşması böylece verilen kilolu bölgelerdeki sarkmaların giderilmesi için de çok önemlidir.

Çok su içtiğim sürece istediğimi yiyebilirim: Elbette ki çok yanlış. Suyun tek başına bir zayıflatıcı etkisi yoktur. Su vücudun ihtiyacı olan bazı mineralleri içerir ve bu ihtiyaçların giderilmesinde önemli bir rol oynar. Su aynı zamanda vücudun sağlıklı olması için, hücrelerin canlı ve sağlıklı olması için olması gereken su içeriğini karşılar. Su dokular, hücreler arasında taşıyıcı rol oynar ve vücutta biriken antioksidan maddelerin dışarıya atılmasına yardımcı olur. Ama suyun kimyasal özelliği gereği asla bir zayıflatıcı özelliği yoktur. Ancak şu unutulmamalıdır ki suyun sıfır kalorisi vardır ve günde en az 2 litre su tüketmeliyiz.

Light ya da diyet ürünler hiç kilo aldırmaz: Koca bir hayır. Light ürünler ya da diyet ürünlerin hiçbiri sıfır kalorili değildir. Diyet ürünlerinin diyet yapanlara tavsiye edilme nedeni kalorilerinin azaltılmış olması ve sindirimi kolaylaştırması için içerdikleri lif oranının yüksek olmasıdır. Zayıflamak için aldığınız tatlı ya da tuzlu light ürünlerin paketlerine bir göz attığınızda içerdikleri kalori değerlerini göreceksiniz. Nasıl olsa hiç kilo aldırmıyor diye koca bir paketi bitirdiğinizde alacağınız kalori hiç de azımsanacak bir değer değildir. Yağ oranı, şeker oranı yani kalorisi azaltılmış olan diyet ürünlerini tüketirken miktarına dikkat etmek çok önemlidir.

Yağ yakıcı ürünleri içersem zayıflarım: Kesinlikle yanlış. Gıda sektöründe maalesef henüz yağ yakıcı özelliği olan herhangi bir ürün bulunmamaktadır. Yağ yakmak ancak spor ve egzersizle mümkün olmaktadır. Spordan önce alınan gıda takviyeleri bile yağ yakmaz. Ancak spor yaparken kişiye daha çok enerji verir ve dolayısıyla daha uzun ve yorulmadan spor yapma imkanı vermektedir. Yağ yakıcı özelliği ile tavsiye edilen özellikle lahana, maydonoz, dereotu, yeşil çay, acı biber, zencefil, tarçın, limon, biberiye, kahve, sirke başta olmak üzere daha birçok bilinen besin çeşitlerinin sadece vücut metabolizmasını hızlandırma özelliği bulunur. Dolayısıyla zayıflamaya katkısı bulunur fakat direk yağ yakıcı özellikleri bulunmamaktadır. Her ne kadar metabolizmayı hızlandırarak zayıflamaya katkıları olsa da bu besin gruplarının da tüketilme miktarlarını dengelemek gerekmektedir.

Limon, sirke, greyfurt gibi asitli gıdalar zayıflatır: Bu sadece bir batıl inanıştır. Bu inanışa kendini çok kaptıran kişiler asit seviyesi yüksek gıdalardan aşırı derecede tüketirlerse başta mide olmak üzere bütün sindirim sistemi zarar görür ve sonuçta gastrit, reflü, ülser gibi hastalıklarla karşılaşabilirler. Vücudun bir asit-baz dengesi vardır. Fakat dengesiz beslenme sonucu bu asit-baz dengesi bozulursa vücutta bir takım rahatsızlıkların meydana gelmesi kaçınılmazdır. Çünkü her şeyde olduğu gibi asit fazlasının da vücuda çok zararı dokunmaktadır. Asitli gıdalar midenin asiditesini arttırıp açlık hissini uyaracağından dolayı zayıflamada zararı bile dokunabilmektedir.

Diyet yaparken ara sıra kendimi ödüllendirebilirim: Eğer ödülden kasıt yüksek kalorili gıdalar ise bu hiç doğru değildir. Zayıflamak adına yapılan diyet, beslenme alışkanlığı geçici olacaksa kişi hayatı boyunca kilo alıp vermek arasında bocalar. Yaşadığımız sürece formda ve zayıf kalmak istiyorsak beslenme alışkanlıklarımızı komple değiştirmek zorundayız. Bu hiç yüksek kalorili besinler tüketemeyeceğimiz anlamına gelmez. Elbette ki her şeyden yeme özgürlüğümüz var ama önemli olan yüksek kalorili besinlerden az ölçüde yemektir. Aksi halde kilo aldıran yiyecekleri kendimize yasak eder ve hiç yememe yoluna gidersek bu diyetin hiçbir cazibesi kalmaz.

Protein diyetleri zayıflamada kesin çözümdür: Hayır. Ne kadar fazla kilonuz olursa olsun kilo vermek işi uzun sürede ve sabırla yapılmalıdır. Kilo verirken vücudun her yerinden ve her besin grubundan yiyerek kilo verildiğinde bu kalıcı bir zayıflama olur. Çünkü vücudun sağlıklı çalışması için her besin grubuna ihtiyacı vardır. Vücut her besin grubunu farklı görevlerde kullanmaktadır. Sadece proteinle beslenmek sağlıksız olduğu için ve bir süre sonra tekrar karbonhidrat, yağ grubu besinler yeneceği için bu zayıflama yöntemi de maalesef geçici bir süre için olacaktır. Hayatımızdan hiçbir besin grubunu çıkarmamalıyız. Ancak kilo aldıran karbonhidrat grubundan vücudumuzun ihtiyacı kadar yani çok az tüketerek beslenme alışkanlığımızı oturtmalıyız.

YORUMLARINIZI BİZİMLE PAYLAŞIN

Aquabiking ve Aquacycling ile Zayıflama

Aquabiking ve Aquacycling ile Zayıflama

Aqua cycling sporu orta zorluk seviyesinde 30 dakikalık bir seans sonrasında kişiye 500-600 kalori yaktırmaktadır...
Okumak için tıklayınız...

Matwork Pilates ile Zayıflama

Kondüsyon Bisikleti ile Zayıflama

koşu bandı sizi ne kadar zayıflatır?

Zayıflarken Doğru Bilinen Yanlışlar

Şok Diyet

Zayıflarken Doğru Bilinen Yanlışlar

Zayıflamaya çalışırken bilinçaltımızda sürekli bir kaçış, bahane, mazeret, başka şeyleri suçlama yönünde eğilimlerimiz vardır. Halbuki kilo almamıza neden olan bütün o hataları, yanlışları biz kendimiz yaparız. Ama hiç kimse yaptığı yanlışın farkında değildir...
Okumak için tıklayınız...

Koşu Bandı ile Zayıflama

Koşu bandında daha çok kalori harcamak için koşu bandına eğim vermek de çok önemlidir. Ancak eğim verirken ve koşu bandı kullanırken nabzınızın sizi yoracak seviyelere çıkmamasına dikkat edilmelidir...
Okumak için tıklayınız...

Zayıflama Kemeri

Hareketsizlik denen günümüzün en büyük düşmanı bizi içten içe yaşlandırıyor, şişmanlatıyor, asosyalleştiriyor dolayısıyla bizi mutsuz ediyor. Hareketsizliğimizin, durağan tempomuzun bugün için en büyük nedeni...
Okumak için tıklayınız...

Aletli Plates Çeşitleri

Pilatesin günümüzde neden bu kadar meşhur, tercih edilen, moda, yeni bir akım olduğunu düşünecek olursak sporu yapan kişilerdeki olumlu etkileri olduğunu anlarız. Her ne kadar pilatesin ülkemizdeki yeri...
Okumak için tıklayınız...

Ultrashape ile Zayıflama

Ultrashape v3 cihazının en önemli avantajı yağ hücrelerini taşıyan yağ hücresi zarlarıyla birlikte geri dönüşümsüz bir şekilde atılmasıdır. Bu demektir ki kırılan yağ zarları vücuttan atıldığında...
Okumak için tıklayınız...